DOLAR 18,5669
EURO 18,5587
ALTIN 1030,147
BIST 3458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Bana Ceza Verin Sayın Vali 

17.09.2020
A+
A-

Okumak, bütün zamanların ve mekânların ötesinde, düşsel bir yolculuktur. Çünkü okuma sırasında bizi etkileyen görsel ya da işitsel bir sembol yoktur. Karşı karşıya kaldığımız tek şey sözcüklerdir. O sözcüklere biz anlam verir, ete kemiğe büründürürüz. Kurguda yer alan karakterleri hayallerimiz ölçüsünde algılarız. Okuduğumuz kitabın kahramanı olur, kendi hayatımızı kendimiz yazarız. Ayaklarımız yerden kesilir, kuşlar gibi gökyüzünde dolaşırız. Ya da deniz aşırı ülkelerden geçer, masalsı yaratıklarla arkadaşlık ederiz.

Kitaplar bizi eğlendirdiği gibi eğitir de… Okuyan insanın beyni gelişir, algıları açılır.  Çünkü okumak onda yaşamla ilgili güçlü bir farkındalık yaratır. Çok daha kolay öğrenir, çevremizle daha kolay iletişim kurarız. Karşılaştığımız karmaşık durumlara daha rahat çözümler üretiriz.

Sağladığı bütün bu faydalara rağmen kimileri, zamanla yarıştığımız bu yüzyılda, okumanın zaman kaybı olduğunu savunur. Durakta, otobüste, trende okuduğu kitabı elinden bırakamayan insanları toplumdışı olmakla suçlar. Çünkü güneşi bilmeyenlere göre ay en güçlü ışık kaynağıdır.

Şimdi bütün bunlara nereden geldim? Sakarya Valiliği tarafından korona yasaklarına uymayanlar için para ve karantinanın dışında on adet kitap okuma cezası verileceği duyuruldu. Kitap ve ceza kelimelerinin aynı yerde telaffuz edilmesi, pek çok yayıncı, yazar ve gazeteci tarafından tepkiyle karşılandı. Ben de bu konuda bir çift laf etmek istedim.

Öncelikle şunu netleştirmek gerekir ki, hayatından Dostoyevski geçmiş,  Gogol’u, Çehov’u, Maupassant’ı tanımış biri için kitap okumak ceza değil, ödüldür. Ama böyle biri zaten büyük olasılıkla korona yasaklarını ihlal etmenin hayati bir yanlış olduğunu bilir. Daha önce söz ettiğim, durakta, otobüste, trende okuduğu kitabı elinden bırakamayanları toplumdışı olmakla suçlayan insanlar için bunun gerçek bir ceza olacağı doğrudur. Çünkü kitap okuyarak, suçladığı kişilerin konumuna düşmüştür.

Kitap ve ceza kelimelerinin aynı yerde telaffuz edilmesi konusuna gelince, gerçekten de kulağa itici geliyor. Ama Vali’nin bu kararın altına imza atmış olmasının tek bir nedeni var. Okumak, içgüdü değil, öğrenilen bir davranıştır. Victor Hügo’nun dediği gibi, “Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.”

“Maruz kalarak öğrenmek”, daha çok dil eğitiminde kullanılan bir yöntemdir. Aslında herkes anadilini böyle öğrenmiştir. Önce duyduklarımızı anlamlandırır, sonra taklit etmeye başlarız. Bu nedenle dil öğrenmek için en iyi yol, o dilin kullanıldığı coğrafyada yaşamaktır. Ancak, okumanın maruz kalarak öğrenilebilmesi için belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Okul yılları dışında hiç kitap okumamış birinden on kitap okumasını istemek hayalciliktir. İki ya da üç kitapla, belki, alınmak istenilen sonuca ulaşılabilir. Belki diyorum, çünkü asi tabiatlı insanların, işin içinde ceza olayı varsa, bu şekilde öğrenmesi söz konusu bile olamaz. Hatta daha kötüsü, böyle bir ceza onları ömür boyu kitaplardan soğutur. Üstelik herkes, her kitabı okuyamaz. Kimi polisiye sever, kimi bilimkurgu, kimi fantastik kurgu… Kişi okuduklarını kendi hayal dünyasında eriteceği için ilgi alanlarına uygun seçim yapılması gerekir. Okunan kitapların takibi gibi çözümsüzlük yumağı haline gelebilecek başka bir konu daha vardır ki Vali’ye cinnet geçirtebilir.  Gerçekten okudu mu, asla bilemezsiniz. Olay tamamen kişinin iyi niyetine kalmıştır.  Anlattırmak bile işe yaramaz. Öğretmenlik yaptığım dönemden biliyorum. İnternetten özetini okuyanları mı ararsınız, yoksa para verip başkasına okutanları mı?

Sonuç olarak diyorum ki, yanlış alınmış bir karar bu. Zorla kitap okutulmaz. Bana ceza verin Sayın Vali, kıymayın insancıklara!

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum