DOLAR 18,6422
EURO 19,4639
ALTIN 1066,413
BIST 5080,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Beyniniz İsyan Bayrağını Çekerse

29.09.2020
A+
A-

Müzik dinlemeyi, film izlemeyi, kitap okumayı bırakırsınız. Çünkü kolay kolay odaklanamazsınız.  Yediğiniz yemekten, yaptığınız işten zevk almazsınız. Ağlamak için nedeniniz yoktur, gülmek için de… Duygularınız dondurulmuş gibidir. İfadesiz bir bakış yerleşir yüzünüze. Kılınızı kıpırdatmak istemezsiniz. Boş bir çuval çuval misali yığılıp kalırsınız. Vücudunuzu lime lime etseler, haberiniz olmaz. Acı değil, umutsuzluk değil, hissizlik bunun adı.

Çayınıza alabileceğinin çok üstünde şeker atmışsınızdır. Fazlası dibe çöker, ne yapsanız erimez. Bu da ona benzer. Kısa sürede çok fazla duygu yüklenirseniz altından kalkamaz hale gelirsiniz. Çünkü insan beyninin kaldırabileceği duygu yoğunluğu sınırlıdır. Belli bir aşamadan sonra bütün kanallar tıkanır ve gerçeklik algısı kaybolur. İşte o an beyniniz isyan bayrağını çekmiştir.

Hissizlik ya da boşluk duygusu, kişinin bilinçli olarak yaşadığı bir süreç değildir. İstem dışı gelişir. Daha ileri düzeyi bedeninizin kendine yabancılaşmasıdır. Günlük yaşamınızı sürdürmek kolay değildir artık. Kendi hayatınızı başka birine aitmiş gibi, dışarıdan izlersiniz.

Yoğun yaşadığınız herhangi bir durum sebep olabilir buna. Eşinizden ya da sevgilinizden ayrılmış, çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybetmişsinizdir. İşiniz, eviniz, arkadaş ortamınız değişmiştir. Bütün bunlardan her insan farklı şekillerde etkilenir. Kimi çabucak atlatırken, kimi çözümsüz bir sürece girer.

Uzmanlar bazen kötü geçirilmiş bir çocukluk sürecinin de buna sebep olabileceğini söylüyorlar. İlgisiz büyüyen çocuklar bu tür durumlara meyilli oluyor. Ya da boşluk duygusu çeken bir ebeveynin yetiştirdiği çocuk da aynı şeyi yaşayabiliyor. Ebeveyn, onu yok sayarak ya da iletişim kurmayarak boşluk duygusunu çocuğuna aktarıyor.

Hissizlik kişiyi zararlı alışkanlıklara sürükleyebilir. Uyuşturucu, alkol, sigara, ya da alışveriş bağımlılığı  gibi sonuçlara yol açabilir. Bütün bu alışkanlıklar boşluk duygusunu ancak kısa bir süre bastırır. Asla iyileştirmez. Aksine, sonrası çok daha kötüdür. Aşırı yemek yiyerek obez olabilir, maddi ve manevi her şeyinizi kaybedebilirsiniz.

Acaba bundan kurtulmanın yolu yok mudur? Boşluk duygusu yaşayan kişi aynı zamanda yoğun bir çevre baskısına maruz kalır. “Kendine gel artık! Lütfen toparlan!” gibi telkinlerle karşılaşır sık sık. Ama zaten bunu yaşıyor olmak kişinin kendi seçimi değildir. Dolayısıyla, “Karar verdim, başaracağım!” şeklinde bir çözüm mümkün olamaz.

Öyleyse ne yapmalı? Uzmanlar çözümün spor ya da yoga gibi bedeninizi hissedebileceğiniz aktivitelerle sağlanabileceğini söylüyor. Ama bazen bu da yeterli olmuyor. Ciddi anlamda uzman desteği gerekiyor. Psikoterapi ile hissizliğin kaynağı olan noktaya yoğunlaşıp o noktanın boşaltılması sağlanıyor. Amaç beyni eski haline getirebilmek.

Sonuç olarak şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Olumlu ya da olumsuz bütün duygular bizim için. Çünkü insanız. Öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor ki yaşadığımız sorun çözülebilsin. Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

 

ETİKETLER: , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum