DOLAR 17,9675
EURO 18,2806
ALTIN 1024,1
BIST 2933,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Dişi Ruhi Su Değil; ‘Sümeyra Çakır’

24.09.2020
A+
A-

Türkiye’ye özgü Protest ve Muhalif Müzik’in zeminini Ruhi Su ile hazırlamasına rağmen, Sümeyra Çakır’ın payına Dişi Ruhi Su olmak düşmüştür.

Dişiliğiyle ötekileştirilen ve aynı zamanda hocası olan Ruhi Su’nun gölgesinde kaldığı düşünülen Çakır’ın  ondan her anlamda farklı bir yerde durduğu unutulmamalıdır.

Hocası, ulus-devlet paradigmasıyla canciğer kuzu sarması olsa da o olabildiğince mesafelidir. Sesi, ilhamını topraktan almıştır. O bir ezgiyi, Neşet Ertaş’ın kıymetli deyimiyle havalandırma ya da kanatlandırma yoluna çıksa da, toprak ona eşlik etmekten kendisini alamaz.

Hocasında teknik, teori, onda doğal akış ön plandadır. Doğal akış, onunla birlikte ilerleyene Meriç ile Munzur suyu arasında sapasağlam bir köprü kurdurur ve bu köprünün üzerinden geçen, seyran eylediği hissine ister istemez kapılır.

Dişi olarak anılsa da Çakır, Anadolu ve Rumeli’nin dirayeti sembolize eden kadınının hikâyesini anlatmak için mikrofonun karşısına geçmiştir.

Yaşar Kemal’in Meryemce ve Fakir Baykurt’un Irazca’sıyla akraba olan bu kadını, eserlerinde ırkçılığa dümen kıran milliyetçi söylem geliştiren yazarların kadınlarıyla karıştırmamak gerekir çünkü o, Anadolu ve Rumeli’de ikamet etse de dili dünyacadır.

Zenofobinin bir illet olduğunun farkındaki bu kadın, dirayetle birlikte, protestonun ve muhalefetin de temsilcisidir ve muhalefeti sanıldığı gibi muktedir hareketine göre rotasını belirlemez.

Yukarıda adları anılan roman karakterlerini sesinde ete kemiğe büründüren Çakır’ı, Behice Boran ile Suad Derviş’in müzikteki karşılığı olarak görmek mümkündür.

Bilindiği gibi Boran, sığlığın diğer adı olan siyaset, Derviş de edebiyat dünyasının yalnızlarıdır.

Boran, Chantal Mouffe’tan önce, Siyasetin eğrisi olmaz düsturuyla ilerlediği için bir başına kalmış, politik duruşunun dejenearasyona uğramasına izin vermeyen Derviş de artistik kaygıların edebiyatın içini boşaltacağının bilinciyle artistlik yanında elitizmi de elinin tersiyle iten bir dağarcık oluşturma yolunda ilerlemiştir.

Derviş’in izini; Sevgi Soysal, Leyla Erbil, Tomris Uyar gibi isimler sürerlerken, Boran ve Çakır, halef yoksunu isimler olmaktan kurtulamamışlardır. Gülbahar Uluer, Ayşegül Yordam Tansal, İlkay Akkaya gibi yorumcular, Protest ve Muhalif Müzik dairesine alınsalar da, Çakır’daki ilkeli, tavize boğun eğmeyen duruş onlarda uç vermediği için onları nafile uzantılar olarak konumlandırmak gerekir.

Türkiye’nin tatlı su solcusu, tatlı sularda çırpınmaktan başka bir işe yaramadığı hâlde, tuzlu sularda boğulma tehlikesi geçirdiğini sanma anlarında Çakır’ı dinler ama onun tuzu şeker gibi özümsediği bir hayatı yaşayarak bu dünyadan göçtüğünü ya unutur ya da unutma oyunu oynar.

Şekeri tuz gibi servis etme derdinde olmayansa hem Sümeyra Çakır’a Dişi Ruhi Su demeyerek hem de sesinin arkeolojisini layıkıyla gerçekleştirerek ruhunu şenlendirmenin mutluluğuyla dolup taşar.

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum