DOLAR 16,7832
EURO 17,4971
ALTIN 974,661
BIST 2443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

İttihat ve Terakki’nin Kurucusu İbrahim Temo (2)

14.10.2020
A+
A-

 

 

Padişahı hicveden şiiri bir tıbbiye talebesi üzerinde ele geçince bazı arkadaşlarıyla birlikte tutuklanarak divanı harbe sevk edildi (1894). Günlerce sorguya çekildi; nihayet divanı harp başkanı Arnavut Rıza Paşa’nın yardımı ile serbest bırakıldı. Çok geçmeden hâkimler ve subaylar arasında tutuklamalar yeniden başlayınca İbrahim Temo da Tophane Kışlası’na götürüldü; ancak sorguya çekildikten sonra tekrar serbest bırakıldı.

İttihad-ı Osmani 1894 yılından sonra artan eylemlerinin çoğunda Temo’nun rolü vardır. Ermenilerin 30 Eylül 1895’te başlattıkları ve Müslümanlarla kanlı çatışmalara varan Bâbıâli yürüyüşü sonrasında İshak Sükûtî ve İsmail İbrahim’le birlikte 5 Ekim 1895’te İstanbul’da dağıtılan beyannameyi hazırladı. İlk defa cemiyetin imzasıyla yayımlanan bu beyannamede, Müslümanlarla Türklere çağrıda bulunularak Ermenilerin Bâbıâli’yi basmaya kadar varan davranışlarının istibdat rejiminden kaynaklandığı, Türklerin de bütün Osmanlılar gibi müstebit idareden ıslahat ve hürriyet istedikleri, cemiyetin bu maksat için çalıştığı, Müslümanların Ermenileri cezalandırma yerine istibdadın merkezi olarak gösterilen Bâbıâli’yi, şeyhülislâm konağını ve Yıldız Sarayı’nı basmaları gerektiği ifade edilmekteydi. Böylece Müslümanların da hürriyete âşık ve lâyık oldukları medenî dünyaya gösterilecekti.

Bu bildirinin sarayı telâşlandırdığı bir sırada yabancıların dikkatlerini de bu harekete çekmek için yine Temo’nun gayretleriyle Fransızca kaleme alınan bir açık mektup büyük devletlere ve saraya gönderildi. Hükümet bu gelişmeler üzerine şüpheli gördüğü kimseleri tutuklamaya başladı. İbrahim Temo da Beşiktaş Karakolu’na götürülerek Yedisekiz Hasan Paşa başkanlığında oluşturulan bir heyet tarafından sorguya çekildi. İki hafta süren sorgulama sırasında bir suç bulunmadığından serbest bırakıldı.

Göreve başladıktan sonra 3 kez daha tutuklandı ve son tutuklanmasından sonra Anadolu’ya sürgün edilince diğer birçok Jön Türk aydını gibi ülkeyi terk etmeye karar verdi.

Koço-Ulah hareketi üyelerinin yardımıyla “Metéor” adlı bir Rumen gemisine gizlice binerek Köstence’ye gitti; oradan Bükreş’e geçti. Bir yıl süreyle Bükreş hastanelerinde çalışıp Romanya’da doktorluk yapabilmek için girdiği imtihanları kazandıktan sonra Türk nüfusunun yoğunlukta bulunduğu Dobruca’nın Mecidiye kasabasında doktorluğa başladı (Aralık 1896)

1898 yılında örgütün Arnavutluk’taki kollarının kurulmasında da katkıda bulundu; Paris, Cenevre ve Kahire şubeleri ile sürekli temas halinde oldu. Mecidiye’deki evi Jön Türklerin sığınağı haline geldi; sığınanları civar köylerde saklayıp sonra Paris veya Cenevre’ye geçmelerine yardımcı oldu.

İbrâhim Temo, Romanya’da bulunduğu sırada da politika ile olan ilişkisini sürdürdü. Osmanlı Devleti’nin Bükreş sefaretinde görevli Şefik ve Alfred Rüstem beylerin yardımıyla Hareket adlı bir risâle bastırarak dağıttı. Doksan üç sayfadan oluşan, II. Abdülhamid döneminde uğranılan kayıplara dikkat çektiği bu broşürü gizlice İstanbul, İzmir, Selanik, Trabzon’a gönderdi ve ilgi ile karşılandı.

Köstence, Dobruca, Pazarcık, Şumnu, Varna, Rusçuk, Lom, Filibe ve Tutrakan şehirlerinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin birer şubesinin açılmasında öncülük eden Temo cemiyetin Balkanlar’daki lideri durumuna geldi.

Aynı zamanda Romanya’da faaliyet gösteren Naço liderliğindeki Arnavut Drita örgütünde görev aldı. Brüksel’de yayımlanan Albania dergisinde yazılar yazdı. Dobruca Milletvekili Vasili M. Kogalniceaunu’nun yardımıyla Sadâ-yı Millet adlı bir dergi çıkarmaya başladı (5 Mart 1898). Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin resmî yayın organlarından biri haline gelen dergi, dokuzuncu sayısından sonra Osmanlı hükümetinin baskısıyla Romanya makamlarınca kapatıldı (1 Mayıs 1898). Osmanlı hükümetinin adamı Ebulmukbil Kemal Bey’in İstanbul’a dönmesi için gönderdiği mektuplar onu ikna etmedi. Bu arada Osmanlı hükümetinin iadesi için yaptığı girişimlerden korkan Temo Romanya vatandaşlığına geçti (Mart 1898). Temo’nun faaliyetlerinden endişelenen Osmanlı yönetiminin Romanya’ya gönderdiği Necip Melhame Paşa ile tartıştıktan sonra onu düelloya davet etmesi ve Melhame’nin kaçışı, Temo’nun cemiyetteki prestijini arttırdı.

1902-1903 yıllarında altı ay süreyle göz hastalıkları ihtisasını tamamlamak üzere Paris’te kaldı. Paris’e gittiğinde Makedonya Bulgar İhtilal Komitesi tarafından Osmanlı yönetimi aleyhine yapılan olumsuz propagandaya şahit oldu ve propagandanın uydurma haberler içerdiğini delilleri ile birlikte veren bir layiha düzenleyerek kendi imkanları ile yayımlattı. Avrupa şehirlerinde bulunan Jön Türk liderleriyle görüşmeler yaptı. Abdülhamid’in idareyi İttihatçılara bırakması halinde eğitim alanında yapılacakları ilişkin hazırlık çalışması yapmayı üstlenerek ilkokullar üzerine bir tasarı hazırladı. Türkçeye uygun bir alfabe oluşturulmasını öneren 8. madde tasarının en dikkat çekici hususlarından biri olarak değerlendirilir.

Osmanlı İttihat ve İnkılâp Cemiyeti’nin II. Abdülhamid’e karşı düzenlediği başarısız bombalı suikast girişimlerinde aktif rol aldı (1904). Köstence’ye döndükten sonra Köstence’deki Türk okulundaki ıslahat çalışmaları ile ilgilendi.  Jön Türklerin önemli bir bölümü Terakki ve İttihat Cemiyeti adı altında yeniden teşkilatlanınca yeni örgütün Köstence’deki Romanya merkez şubesinin başına getirildi (1906). Aynı dönemde Ndihma, Shpresa ve Bashkimi adlı Arnavut örgütlerinde de görev aldı. Romanya’da yaşayan Arnavutları örgüte kazanmak için yoğun çaba sarf etti. Romanya’da 1906 yılının sonlarına doğru 3 Arnavut cemiyetinin birleşmesi ile Başkim (İttihat) Cemiyeti kurulmasına öncülük etti.

Osmanlı hükümetinin Balkanlar’daki Jön Türk hareketlerine baskısını artması sonucu “İslam Eğitiminin İlerlemesi (Terakkî-i Maarif-i İslamiye)” adıyla bir kamuflaj örgüt kurmaya ve faaliyetlerini bu ad altında sürdürdü.[3] 1907’de Paris’te gerçekleşen Jön Türk kongresinden sonra Rumeli şubesi Manastır, Kosova, Selanik’teki askeri kuvvetler içinde propaganda faaliyetlerini yoğunlaştırdı; gazete, broşür ve mektuplarla bir ihtilal süreci başlattı.

Temo, II. Meşrutiyet’in ilanın Köstence’de büyük bir miting ile kutladıktan sonra kutlama için Romanya’dan İstanbul’a giden 152 kişilik heyette yer aldı. İstanbul ve Selanik’te kurucusu olduğu İttihat ve Terakki Cemiyeti’nden beklediği ilgiyi görmediği için büyük hayal kırıklığı yaşadı. İstanbul’da önce Beyoğlu Mutasarrıflığı sıhhiye müfettişliğine tayin edildi; II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra Darülaceze müdürlüğüne getirildi

Buradaki icraatı, başta Dahiliye Nâzırı Talat Paşa olmak üzere İttihatçıların tepkisine yol açtığı için istifa etmek zorunda kaldı. İttihat ve Terakki Cemiyetinin değişen yapısı içerisinde kendisine bir yer bulamayan Temo, Osmanlı Demokrat Fırkası adıyla yeni bir fırkanın kuruluşuna öncülük etti ve başkanlığına seçildi (6 Şubat 1909). Programı bütünüyle Romanya Demokrat Fırkası programından alınan fırkanın faaliyetleri, Temo’nun İttihatçılarla olan bağlarının tamamen kopmasına yol açtı. Temo, fırkanın yayın organları olan Hukuk-ı Beşer, Selâmet-i Umumiye, Genç Türk, Türkiye, Yeni Ses gazetelerinde İttihatçılar aleyhine çoğu imzasız yazılar yazdı. Bir taraftan da kurucusu olduğu İttihat ve Terakki’nin Nuruosmaniye’deki merkezine devam ediyor ve bu fırkanın yayın organı olan Şüra-yı Ümmet’te tıbbî makaleler neşrediyordu. Temo’nun ve fırkasının tutumu İttihatçıların sert tepkisine sebep oldu. Talat Paşa, memur olduğu için politikayı bırakması gerektiğini ileri sürerek Temo’yu uyardı. Ayrıca Edirne ve Tekirdağ’da çıkan kolera hastalığıyla mücadele etme görevini vererek İstanbul’dan uzaklaştırdı (1911).

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum