DOLAR 16,7832
EURO 17,4971
ALTIN 974,661
BIST 2443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Juliette Gréco

01.10.2020
A+
A-

Jean- Paul Sartre, sonsuzluğa 23 Eylül 2020 tarihinde uğurlanan Juliette Gréco için, Sesinde milyonlarca şiir var demiştir.

Bir solistin, sesinde milyonlarca şiirin barındığını düşünmekle yetinmeyip dile getiren, müzisyenlere inci dizerek çorbasını kaynatan birisi olsa, vurgusu doğal karşılanabilir ancak, bu vurguya; her daim ön safta mücadele etmek ve edilmesini hararetle tavsiye etmekle birlikte soğukkanlılığından taviz vermeyi de unutmayan Sartre gibi bir isim imza atmışsa orada durmak gerekir.

Gréco, Sartre’ın bu methiyesine mazhar olduktan sonra, Türkiye’de müzik özelinde sanatla iştigal eyleyenlerde sıklıkla tesadüf edilen şımarıklıkla yüzgöz olmamıştır. Kaldı ki o, bir gün şımartılacağını hesaba katarak sanatçılık yoluna çıkmamıştır.

7 Şubat 1927 tarihinde Montepellier’de dünyaya gelen Gréco, Caz’ın kalburüstü simalarından Miles Davis’in şarkılarını söyleyerek adını duyurmuştur.

Davis’in kalıplara sığmayan müziğiyle canciğer kuzu sarması olduktan sonra Shansonlara hayat vermeye başlayan Gréco, bu türe Caz’ın nağmelerini yedirmesiyle Shanson’a odaklanan diğer isimlerden farklı bir yerde durmaktadır.

İlk şiirlerinde Sürrealist söylem etkisini hissettirse de daha sonra kendi kulvarında ilerlemek için bu söylemi terk eden Raymond Quenau’dan, on parmağında on marifet olan Jean Cocteau’ya birçok ismin dizelerini müzikle kitleselleştiren Gréco, müziğin politik bilinci canlı ve diri tutmasını düşünmesinin bedelini, demir parmaklıklar ardına bir süre bırakılarak ödemek zorunda kalmıştır.

Adları sadece Fransa’da bilinmeyen şairlerin dizeleriyle müziğini zenginleştiren Gréco, şiir özelinde sanatın içine doğduğu için sesinde milyonlarca şiiri var edebilmiştir.

Oturup kalktığı ortamın şairlerinin, şiiri bir servis aracı olarak görmemeleri onlarla arasına mesafeler yerleştirmemesini beraberinde getirmiştir.

Sadece sesiyle değil, oyunculuğuyla da izleyicisine milyonlarca şiiri harf harf okutan Gréco, Agnés Varda ile Marguerite Duras’ın müzikteki karşılığı olarak görülebilir çünkü onlar da çalışmalarını şiirle beslenerek çoğaltmışlardır.

Kadın değil, insan duyarlılığının izini süren, sesine ve oyunculuğuna sabitlenenlere, lirik ve aynı zamanda muhalif şiirler hediye eden Gréco konformizmi kıyısına yanaştırmadığı bir hayatı yaşayarak bu dünyadan göçmüştür.

Türkiye’de söz Shanson’dan açılınca, bu tür için alın teri dökenleri, dersini hatmetmiş bir öğrenci gibi sıralayanlar, Türkiye’nin herhangi bir yerini ısrarla Paris’e benzetme hastalıklarından kurtulmamakla, Shanson’a âdet yerini bulsun diye kulak kabarttıklarını belgelemektedirler. Zira bu müzik türü, Paris özelinde Fransa’yı âdeta bir cazibe merkezi hâline getirmek değil, ilhamını muhafazakârlıktan alan ahlak anlayışını sorgulamak için gün yüzüne çıkarılmıştır.

Juliette Gréco’nun kapısını bir gün Paris’in havasını teneffüs etmek hayaliyle aşındıranların hayal kırıklığına uğramaları kaçınılmazdır çünkü o dünyanın şiiri, hayali değil, katı ve acımasız gerçeği anlata anlata bitirmemek için kaleme alınmıştır.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
18 Ekim 2020
21 Ekim 2020
4 Kasım 2020
28 Ekim 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum