DOLAR 18,6443
EURO 19,4478
ALTIN 1065,57
BIST 5066,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C

Sosyal Yaşam Sosuna Batırılmış Yalnızlık

22.09.2020
A+
A-

 

 

Kalabalıkları severiz. Şehir ışıkları, alışveriş merkezleri, tatil köyleri olanca ihtişamlarıyla içine çeker bizi. Geziler, etkinlikler, eğlenceler, bütün enerjimizi sömürür. Bu durum asla gözümüze batmaz. Sosyal bir varlığız, öyle ya! Birkaç gün evimizde otursak yalnızlıktan şikâyet ederiz. Kurduğumuz düzen bozulmuştur. Tıpkı korana döneminde olduğu gibi… Acaba gerçekten bu düzenin bozulmuş olması mıdır bizi yalnızlaştıran? Bitmek tükenmek bilmeyen bunalımlara sokan…

Oysa anne rahminden çıkıp dünyayı selamladığımız o büyük günü de yalnız yaşamıştık. En sevdiğimiz insanları, ölümün kollarına bırakmıştık çaresizce. Ayağımız takıldığı an, yolunu değiştirmişti en yakın dostlarımız… Senin için ölüyorum diyenler bizden çabucak sıkılıp yeni eğlenceler bulmuştu kendilerine. Çocuklarımız yuvadan uçmuştu birer birer. İçinde bulunduğumuz hayatın sahteliğini anlamaya başlamıştık. Dünya üzerinde zamanımız dolup sonsuza dek gözlerimizi kapattığımızda, kimse olmayacaktı yanımızda.

İnsan, bize öğretilenin aksine, yalnız bir varlıktır çünkü. Kalabalıklar içinde bile yalnızız. Sosyal yaşam sadece yalnızlığımızı gölgeler. Etrafımızdaki insanlar kendimizden kaçarken sığındığımız birer limandır. Bu insanların sayısı arttıkça yalnızlığımız daha da artar. Çünkü ilişkilerimiz yüzeyselleşir. Onlara, yüzlere, binlere bölünürüz. Bölündükçe küçülürüz. Kaybolup gideriz evrenin kör noktalarında.

Korona çok büyük bir iyilik yaptı aslında. Sosyal mesafe kuralıyla özümüze döndürdü bizi. Kendi varlığımızla baş başa bıraktı. Önceleri şaşırıp kaldık. Ama sonra, içimizde birer evren barındırdığımızı hatırladık. Hiç okumadığımız kadar çok kitap okuduk mesela. Varlığından bile haberdar olmadığımız filmleri izledik.  Anılarımızı tazeledik. İstiflediğimiz fotoğraflar çıktı kıyıdan köşeden. Yaşama alanlarımızı güzelleştirdik. Hobiler edindik. Ekmek yapmayı bile öğrendik virüs korkusuyla. Doya doya nefes alıp verebilmenin önemini anladık. Varlığını unuttuğumuz balkonlar, teraslar, bahçeler, en değerli yaşam alanları oldu. İnsan ilişkilerinin geçiciliğini, sosyal yaşamın koskoca bir balon olduğunu gördük.

Dün okullar açıldı. Kafalarımız çok karışık. Bir sürü soru var cevabını veremediğimiz. Korona kâbusu, geldiği gibi çekip gidecek mi bir gün? Sonra hiçbir şey olmamış gibi normale dönebilecek mi dünya?  Pek çok duyguyu aynı anda yaşıyoruz. Ama en kötüsü belirsizlik… Sonumuzun ne olacağını bilmiyoruz. Oysa ölüm her zaman bizim içindi. Bu dönemin tek farkı, onun varlığını daha güçlü hissediyor olmamız.

Alışacağız elbette. Neye alışmadık ki şimdiye dek? Zaten yaşam yerli yerinde duruyor. Sadece farklı bir kıyafet giydirdik üstüne. Araya mesafe koyduk.  Kontrollü bir sosyal yaşamımız var artık.  Sosyal yaşam sosuna batırılmış yalnızlığımız… İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, yalnızlığımız kadar varız.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Serkan dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş Ayşe Hanım, dilinize sağlık.

    1. Ayşe Korkmaz dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Serkan Bey. Selamlar…

sikiş porno sex porno seyret porno porno izle hack forum